Ana Muhalefet Liderliği


 

İktidar –Muhalefet İlişkileri

On yıllık iktidar muhalefet ilişkileri inişli çıkışlı bir yol izledi. İktidar partisinin iktidarda geçirdiği zaman arttıkça ve seçimleri kazandıkça, demokrasi ve CHP adına olumlu sayılamayacak birçok davranışta bulundu.Demokrat Partinin devri sabık yaratmayacağı iddialarının aksine Atatürk ve İsmet İnönü dönemlerini karalama kampanyaları başlattı.Hatta işi CHP ‘nin mallarına el koymaya kadar götürdü.CHP’ nin malvarlığını haksız olarak elde ettiği gerekçesiyle halkevlerin, halk odaların ve CHP’nin mal varlıklarına el konuldu.Ayrıca, iktidar partisi bu on yıl sürecince muhalefete ve muhalefet yanlısı olduklarını düşündükleri basına ve kişilere baskı ve sansür politikası izledi.Hapis ve kapatma cezaları bu politikaların sıkça uygulanan örnekleriydi.Bütün bu olaylar iki partinin ilişkilerinin bir daha düzelmemecesine kopmasına yol açtı.

 

Demokratik Hukuk Devleti Konusunda Uyarılar


İsmet İnönü ve CHP, Adnan Menderes ve partisine uygulamaya başladıkları baskıcı politikalar hususunda sık sık uyarılarda bulundular.İsmet İnönü, Menderes’in eleştirilere tahammülsüzlüğünün ve muhalefete karşı takındığı üslubun demokrasilere uygun olmadığını, ve bu davranışların terk edilmesinin ülkenin geleceği için daha iyi olacağını her fırsatta dile getirdi.Ayrıca İnönü, DP’nin politikalarını mutlakiyete bir geri dönüş olarak değerlendirmiş ve Ulus ve Dünya gazetelerinde yayımlanan yazılarında DP’yi, Menderes’i ve onları destekleyenleri, gidişatın tehlikeli olduğu ve sorumluluklarının farkına varmaları konusunda uyarmıştı. 1957 yılında CHP Hürriyet Andı adı verilen bir bildiri yayımladı,CHP, bu antta, hukuk devletine ve milletin iradesine engel olmak isteyenlere karşı savaş başlattığını açıkladı.1959 yılında CHP İlk Hedefler Bildirisi adıyla bir bildiri yayımladı.Bu bildiri, DP’nin neden olduğu baskıcı ortamdan kurtulmak ve gelecekte bu gelişmeleri bir daha yaşamamak için çare olarak düşünülen ilkeleri ve önerileri içermekteydi.Aynı zamanda, bu bildiri DP iktidarının hürriyetler ve haklar konusunda ne gibi kısıtlamalar yaptığının da göstergesiydi.