Lozan Antlaşması Kesintisi Sırasında İnönü ve Lord Curzon-1923

 8

 

Lozan Konferansı 20 Kasım 1922 günü başlıyor. 4 Şubat 1923 Pazar günü  saat dokuz buçuğu beş geçe İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’un treninin Lozan’dan kalkması ile  görüşmeler kesintiye uğruyor.  

İsmet İnönü Lozan Konferansı’nın kesintiye uğramasından hemen öncesini anlatıyor.

Beau-Rivage Oteli’ndeki 4 Şubat toplantısında bir aralık Lord Curzon’a sordum:

“Şimdi döneceksiniz. İngiltere’ye gittiğiniz zaman, size sulhu sora­caklar. Niçin gittiniz, niçin sulh yapmadan geldiniz, diyecekler. Ne cevap vereceksiniz? İngiltere için hayati olan meseleleri temin etmiş olmanız la­zımdır. Türkiye için hayati olan meseleleri reddettiniz, bunu kabul ede­mezdik. Sulhu soranlara ne cevap vereceksiniz?

Lord Curzon, memleketime gittiğim zaman benim ne cevap verece­ğimi sordu. Bunun üzerine kendisine dedim ki:

Benim vaziyetim kolay. Ben Türkiye’ye gittiğim zaman, soranlara ne cevap vereceğimi size cümle söyleyeyim. Ben memleketime gittiğim zaman bana da niçin sulh olmadı, diye soracaklar. Bir ile cevap vereceğim: Lord Curzon sulh istemediği için konferans kesilmiştir, diyeceğim.”

Lord Curzon oturduğu yerden âdeta havaya fırladı, ayağa kalktı, söz­lerimi protesto etti. “Katiyyen!” dedi.

Ben, Lord Curzon’u zayıf tarafından yakalamıştım. Fikrimde ısrar ede­rek, şöyle konuştum:

Memleketime gittiğim zaman söyleyeceğim, bütün dünyaya ilan edeceğim, Lord Curzon sulh istemiyordu, müzakereleri kısır bir sonuca vardırmak için elinden geleni yaptı. Konferans kesildi, yeniden harp baş­layacak, diyeceğim. Sırf sulh yapmamak için, nerede bir bahane bulduysan, onların hepsinin üzerinde ısrar ederek konferansı akamete uğrattın. Benim kanaatim budur.

Lord Curzon fena halde kızmıştı. Ben sulh istemiyordum da, onun için mi olmadı, nasıl söylüyorsun bunları, diye bana karşılık verdi. Öyle söylüyorum, öyle söyleyeceğim, dedim. İşte bütün meseleleri birer birer ortaya koyduk. Kapitülasyonlar senin için hayati bir mesele midir, tarzın­da konuştum. Saatlerce süren bu mücadeleye hakiki bir çekişme ve bo­ğuşma denebilir. Toplantı böyle bir hava içinde geçti. Biz nihayete kadar noktai nazarımızda ısrar ettik. Fakat onlar aralarında daha evvel karar ver­mişler. Hiçbir değişiklik yapmak niyetinde değiller. Hazırladıkları muahede projesini menfi şekli ile bize behemehal kabul ettirmek isteğinde olduk­ları anlaşılıyordu, görülüyordu. Nihayet hiçbir neticeye varamadık ve biz salonu terk ettik.” (1)

İsmet Paşa Ankara’ya dönmek için hareket ediyor. Romanya üzerinden dönülecek. İsmet Paşa daha Romanya’ya gelmeden Bükreş’teki İngiliz Elçisi Dering 9 Şubat 1923’de Lord Curzon’a 28 nolu telgrafı yolluyor ve Paşa’nın 10 Şubat akşamüzeri Bükreş’e geleceğini bildiriyor, Paşa’ya iletecek bir mesajı olup olmadığını soruyor. Lord Curzon ertesi gün verdiği cevapta, İngiltere’nin İstanbul temsilciliği aracılığı ile İsmet Paşa’ya bir mesaj gönderdiğini ve haberleşmenin tek kanaldan yürütülmesinin yerinde olacağını söylüyor.

İsmet Paşa Bükreş’te 10 ve 11 şubat günleri iki defa Romanya Dışişleri Bakan M.Duca ile görüşüyor. M.Duca bu görüşmeleri hakkında hemen İngiliz elçisi Dering’e bilgi veriyor ve 11 Şubat akşamı İsmet Paşa ile yemekte beraber olacağını bildiriyor. İngiliz Elçisi de Lord Curzon’un İsmet Paşa’ya mesaj gönderdiğini, bu mesajın İstanbul’daki İngiliz elçisi tarafından Paşa’ya iletileceğini söylüyor ve bu haberi İsmet Paşa’ya duyurmasını M.Duca’dan rica ediyor. (2) 

İsmet Paşa 17 Şubat sabahı İstanbul’da Yüksek komiser Vekili Mr.Henderson ile görüşüyor ve Lord Curzon’un mesajını orada alıyor. Curzon’ın Henderson’a yolladığı 31 numaralı telgraf şöyle:

Kedleston Marki'si Curzon 'dan  Mr Henderson'a  (Konstantinopul).

 (No.31).

(Telegrafik)---
                                                                                                      Dış İşleri Bakanlığı, 9 Şubat,1923.

 

General Harrington veya şahsınızın  yarın İsmet Paşa'yı  İstanbul'dan geçerken  göreceğiniz hususu kesinlik kazanırken, takip etmeniz gereken çizgiyi bilmeniz size yardımcı olabilir. Lozan'da her zaman ifade ettiği gibi, sunulduğu şekli ile anlaşma imzalamaya hala yetkisi olup olmadığı veya  son bir karara varmadan önce   Ankara'ya gitmek niyetini veya mecburiyetini mi belirtmek istediği konularında pek çok soru ortaya çıkmaktadır. Bizim görüşümüz şu şekildedir-

  1. Verilen kapsamlı  tavizlerden sonra, Türkler,  geçen Pazar günü ayrılmadan önce , Lozan'da imzayı atmamakla büyük bir hata yapmışlardır.

 2. M. Bompard İsmet’in  bu yöndeki niyetini aktarmıştı, Ismet, ertesi sabah Lozan'ı terk etmeden önce gayet yerinde bir hareketle bu hatayı düzeltebilirdi.

 3. O formdaki anlaşmayı, herhangi bir zamanda  imzalamaya halen istekliyiz.

 4. Ben ayrıldıktan sonra, son dakikada Bompard ve Montagna tarafından teklif edildiği düşünülen ilave ödünlere yönelik bir fikir beyan edemeyiz, çünkü ne oldukları bize hiç bir zaman söylenmedi, ve çünkü sınıra çoktan gelmiş olduğumuzu  görüyorduk, ve daha fazla taviz vermek  Müttefik devletlerin  çıkarlarını ciddi şekilde tehlikeye atmadan mümkün değildi. 

  Majestelerinin Hükümeti İttifak devletleri ile Türk Hükümeti arasındaki konu olan sorunların büyük bir bölümünün Lozan'da tatmin edici bir şekilde çözümlendiğini görerek rahatladılar  ve Majestelerinin hükümeti ile Türk delegasyonu arasında on bir haftalık birliktelikten sonra süregelen dostane mütalaadan(fikir, duygu)hoşnut kaldılar. İsmet Paşa'ya şahsen hatırlatmamı, ve henüz alabilirken elinde ne varsa  alması konusunda ona hep vermiş olduğum nasihatı yinelemeyi arzu etmekteyim. Onu ikaz ettiğim üzere, Lozan'daki görüşmelerin kesilmesi sonucu dışardaki kamuoyu  Türkiye aleyhine dönmektedir, ve muallakiyetin uzamasından zarar görecek olan taraf Müttefikler değil, Türkiye olacaktır. Müttefikler arasındaki herhangi bir  fikir ayrılığından çıkar ummayı bekleyemez. Bu gerçeği anlamak için sadece Fransız gazetelerini okuması yeter. Sözüme gereken önemi verip düşüneceği ve yakın gelecekte el sıkışmanın mümkün olacağı konusunda  kendisinden dostane bir mesaj almak isterim. Kendisi, Anlaşma bir kere imzalandıktan sonra İngiltere'nin yardım elini uzatacağını bilmektedir.  (3)

İsmet Paşa Hatıralarında bu mesajı şöyle anlatıyor : “ Kimsenin bilmediği bir mesaj. Bir sır gibi gizli tutulmuş, dostane yazılmış bir mesaj. Lord Curzon mesajında sulh olacağından bahsediyor, konferans esnasında Lozan’da çalıştığım gibi Ankara’da da sulh için uğraşacağımdan söz ediyor, bana muvaffa­kıyet diliyor ve aramızdaki münasebetlerin konferansta bir sulh ile neti­celenmesi ümidini ve temennisini tekrar ediyordu. Ben de cevap verdim teşekkür ettim. (4)

Henderson  Lord Curzon’a bu konuşmayı 17 Şubat’ta çektiği telgrafta anlatıyor:

İsmet Paşa'yı bu sabah gördüm. Kendisine 31 Numaralı telgrafınızdaki özel mesajı ilettim ve  bu telgrafın birinci bölümünde belirtilmiş olan şekliyle İngiliz görüş açısını anlattım. İsmet, bu mesaja cevaben kendi dostane mesajını size (Lord Curzon) aktarmamı rica etti. Sizin ve onun, pek çok meselede mutabık olmamanıza rağmen  size karşı taşıdığı yüksek takdir hislerini ve güven duygusunu belirtti ve Lozan'da sizin tercihinizin onun önem verdiği tek düşünce olduğunu söyledi. Ona,  sizin de kendisine aynı şekilde içtenlik  ile güven duyduğunuzu söyledim. Sizin tavsiyelerinize her zaman en üst seviyede dikkat gösterdiğini ilave etti... Genel olarak kendisi dostça ve barıştan  yana bir tutum içerisindeydi ve üzerimde, çizilecek yol için sizin önerilerinizi meraklı bir şekilde beklediği intibaını uyandırdı. “ (5)

İsmet Paşa Hatıralar’ında  “ Lord Curzon’un benim hakkımda ne düşündüğünü bilmem. Buna dair bir vesika okumadım. Fakat bende kalan bir sevgi ve saygı hissidir. Bera­ber çalıştık, çok mücadele ettik. Ama karşılıklı aradığımız neticeye elbir­liği ile vardığımızı zannediyorum” der.

39 yaşındaki İsmet Paşa, 64 yaşındaki İngiltere Dışışleri Bakanı Lord Curzon ile Lozan’ın ikinci döneminde karşı karşıya  gelmedi. İngiltere adına Türkiye Büyükelçisi Horace Rumbold Lord Curzon yerine görüşmeleri sürdürdü. Lord Curzon 1925 senesinde vefat etti.

(       (1)    İsmet İnönü Hatıralar S/362

           (2)    Bilal Şimşir Lozan Telgrafları 2 Cilt (Şubat – Ağustos 1923) S/XIII

        (3)    Bilal Şimşir Lozan Günlüğü S/427 İngiliz Arşivleri FO 424/256

        (4)    İsmet İnönü Hatıralar S/364

(       (5)    Bilal Şimşir Lozan Telgrafları 2 Cilt (Şubat – Ağustos 1923) S/XIV